Alıntı

KİŞİLİK…

1982 yılı Gazi Üniversitesi Basın Yayın Yüksek  Okulu’nda 2.sınıf öğrencileri Türkiye Ekonomisi dersinin hocasını bekliyor. Sınıf, öğrencilerin gürültü patırtısıyla sallanırken sert görünümlü hoca kapıda beliriyor. İçeriye kızgın bir bakış atıp kürsüye geçiyor. Tebeşirle tahtaya kocaman bir (1) rakamı çiziyor. “Bakın” diyor. “Bu, kişiliktir. Hayatta sahip  olabileceğiniz en değerli şey.” Sonra (1)’in yanına bir (0) koyuyor: “Bu, başarıdır. Başarılı bir kişilik (1)’i …

Devamını Oku »

Bir hikaye ve bir analiz

Japon imparatoru

İnternette efsane gibi dolaşan birçok hikaye vardır. Bunların doğruluğunu araştırmak için yine internete başvurursanız kaybolursunuz. Çünkü o kadar çok yerde tekrar tekrar yayınlanmıştır ki dezenformasyon kaynakları neyin gerçek neyin uydurma olduğunu maskeler. Hakkında sağlam bir kaynak bulamadığımız hikayelerden birisi de şudur: Japonya’da 4. yüzyılın sonlarına doğru tahta oturan imparator nintoku, yüksek bir kuleye çıkar ve ülkesine bakar. gökyüzüne doğru yükselen …

Devamını Oku »

Yaşlı bir adamdan tavsiyeler

“Her gün ne kadar aptal olduğumu daha iyi anlıyorum. Aptal olmak normaldir. Ama ben 18 yaşındayken kendimi bir dâhi sanıyordum. Şimdi ise tam bir ahmak olduğumu fark ediyorum.” 1. “Deneyim, her türlü maddiyattan daha değerlidir.” 2. “Hayatınızda yapacağınız en önemli kariyer seçimi, eş seçiminizdir.” 3. “Parayla ilgili üç yetenek vardır: Onu kazanmak, elde tutmak ve büyütmek. Bunların üçü de birbirinden …

Devamını Oku »

Beni Candan Usandırdı

Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı Felekler yandı âhımdan murâdım şem’i yanmaz mı Kamu bîmârına cânân deva-yı derd eder ihsan Niçün kılmaz bana derman beni bîmar sanmaz mı Şeb-i hicran yanar cânım döker kan çeşm-i giryânım Uyarır halkı efgânım kara bahtım uyanmaz mı Gûl-i ruhsârına karşu gözümden kanlu akar su Habîbim fasl-ı güldür bu akar sular bulanmaz mı Gâmım …

Devamını Oku »

Fuzûlî’den Bir Gazel

Ya rab belayı aşk ile kıl aşina beni Bir dem bela-yı aşktan etme cüda beni   Az eyleme inayetini ehli derdden Yani ki çok belalara kıl mübtela beni   Oldukça ben götürme beladan iradetim Ben isterim belayı çü ister bela beni Gittikçe hüsnün eyle ziyade nigarımın Geldikçe derdine beter et muptela beni   Öyle zaif kıl tenimi firkatinde kim Vaslına …

Devamını Oku »

Fuzûlî’den Bir Münacaat

Benim tek, hiç kim zâr ü perişân olmasın yâ Rab Esîr-i derd-i aşk u dâğ-ı hicrân olmasın yâ Rab Dem-â-dem cevrlerdir çekdiğim bî-rahm bütlerden Bu kâfirler esîri bir müselmân olmasın yâ Rab   Görüp endîşe-i katlimden ol mâhı budur derdim Ki bu endîşeden ol meh peşîmân olmasın yâ Rab   Çıkarmak etseler tenden çekip peykânın ol servin Çıkan olsun dil-i …

Devamını Oku »

Necati’yi kimler neden kaçırdı?

“Ne oldu size?” Bu soruya cevap olmak üzere anlatacağı uzun bir hikayesi vardı ama şu anda bunu anlatamazdı. Doktorun sorduğu şey kendi mesleki alanı ile ilgili olan tarafıydı. Yine de çok zor bir soruydu bu. Nasıl cevaplayacağına hemen karar vermedi. Acaba birkaç gündür alıkonulduğunu ve kendisine isteği dışında bazı ilaçlar verilmiş olabileceğini mi anlatmalıydı. Yoksa bir tepeden yuvarlandığını ve vücudunda …

Devamını Oku »

Fuzûlî’den Gazel

Bende mecnundan füzun aşıklık istidadı var Aşık-ı sadık benem mecnunun ancak adı var   Kıl tefahür kim senin hem var ben tek aşıkın Leylanin mecnunu şirinin eğer ferhadı var   Ehl-i temkinem beni benzetme ey gül bülbüle Derde sabrı yok anın her lahza bin feryadı var   Öyle bed-halem ki ahvalim görende şad olur Her kimin kim dehr cevrinden dil-i …

Devamını Oku »

Necati hasta mı?

“Hayırdır Necati ne oldu?” “Yolda anlatırım ben sana” derken bir taraftan da yuvarladığı röntgen filmini ceketinin cebine koyuyordu. Alelacele otoparka çıkıp arabaya bindikleri gibi çıktılar. Eşref hiçbir şey anlamamış Necati’nin söze girmesini bekliyordu. “Hadi ama anlatmayacak mısın? Niye apar topar çıktık. Ne gördün içeride.” Necati yuvarlayıp cebine koyduğu röntgen filmini çıkartıp güneşe tutarak: “Abi güya benim çekimim hatalı olmuş dediler …

Devamını Oku »

Fuzuli’den Gazel

Hâsılım yoh ser-i kûyunda belâdan gayrı Garazım yoh reh-i aşkında fenâdan gayrı   Ney-i bezm-i gamem ey âh ne bulsan yele ver Oda yanmış kuru cismimde hevâdan gayrı   Yetti bîkesliğim ol gaayete kim çevremde Kimse yoh çevrile girdâb-ı belâdan gayrı   Ne yanar kimse bana âteş-i dilden özge Ne açar kimse kapım bâd-i sebâdan gayrı   Bezm-i aşk içre …

Devamını Oku »