Monthly Archives: Eylül 2013

Söz

  İhtiyar adam metro istasyonunun merdivenlerinden yavaşça yukarıya çıkıyordu. Bir yandan da hemen bitişikteki yürüyen merdivenle inen ve çıkanlara bakıp ne kadar gereksiz bir iş yaptıklarını düşünüyordu. Acelesi olduğu anlaşılan bazı kimseler de normal merdivenden hızla ve bazen birkaç basamağı birden atlayarak iniyor veya çıkıyorlardı. Yukarıdan büyük bir panikle merdivenleri ikişer üçer çıkan gençlerden biri ihtiyarı geçtikten sonra döndü, birkaç …

Devamını Oku »

Ahilik (Kardeşlik)

  Tablo: Harat Mustafa (Eser Sahibi: M. Ali Diyarbakırlıoğlu ) Vaktin birinde iki ortak varmış. Bir gün ortağın biri gelip demiş ki ‘ayrılalım’ Berikisi şaşkın: ‘neden’ demiş ‘bir hata mı yaptım ki acaba?’ Hayır demiş bir hata kusur yok ama ayrılmak istiyorum mümkünse sebebini de söylemek istemiyorum. Ama bil ki senden yana bir sıkıntım yok. İyice meraklanmış bizimki. Yemin verdirmiş …

Devamını Oku »

Şerefsiz

  İnsana şeref katan ve şerefsiz kılan özellikler Hocaefendi talebelerine sormuş: — Şerefsiz ne demek bilir misiniz? Talebelerden biri cevap vermiş: — Hain kimseye şerefsiz denir. Sonra diğerleri bir bir sıralamışlar: — İkiyüzlülüktür. — Sözünde durmayan kişiye şerefsiz deriz. — Sadece kendi menfaati peşinde koşan bencil insanlara şerefsiz deriz. — Başkalarının hakkına tecavüz eden kişiye şerefsiz denir. — Ahlak yoksunu …

Devamını Oku »

Lafta Kalan Milli

Veysel okuldan mezun olduğunda hevesliydi ve güzl hayalleri vardı. Aklında birçok büyük proje vardı. Sadece kendi geleceği için değil ülkenin geleceği için de güzel hayalleri ve projeleri vardı. Hiç zor olmayacağını düşünüyordu. Bilgi toplumunda lider konumuna yükselmek için zengin yeraltı kaynaklarına, büyük sermayelere ihtiyaç yoktu. Bilgiyi doğru ve iyi idare edersen, özellik bilişim alanında doğru adımlar atarsan küçük özkaynaklarla büyük …

Devamını Oku »

Trafikte Haklı Olmak

Şehrin doğusundan batısına uzanan Adalet Bulvarı bir bakıma şehri ikiye bölüyordu. Kuzeydeki tepelerden başlayıp güneye kadar ilerleyen Demokrasi Caddesi ile kesiştiği yerde büyük bir kavşak vardı. Taksi şöförü Adalet Bulvarının doğu ucundaki evinden çıktığında geç kaldığını farketti. Durakta sıra kapmak için en geç yarım saat içinde orada olmalıydı. Sabah ilk sırayı kapıp mesaiye yetişmeye çalışan birkaç müşteri kapabilirse günü verimli …

Devamını Oku »

Maça mı, savaşa mı?

  Şöyle ağız tadıyla bir derbi maç izlenecekti. Olimpiyat stadı hıncahınç dolduğunda ve iki büyük takım karşı karşıya geldiğinde herkeste bir gevşeme ve rahatlama hali vardı. Siyasetten, sıkıcı gündemlerden uzakta bir mücadelenin tadına varılacağı düşünülüyordu. Büyük takımların maçları her zaman heyecanlı ve kıran kırana geçerdi. Bu maçın da zorlu bir mücadele olacağını herkes baştan kabul ediyordu zaten. Onbinlerce kişi stadın …

Devamını Oku »

Mutlu Edemedim

Kerem mutlu ve başarılı bir muhasebeciydi. İşini seviyordu, çevresinde tanınıyor, seviliyor ve takdir ediliyordu. Aile hayatı da gayet huzurlu ve mutluydu, yaşını yeni tamamlamış bir çocuğu vardı. Ancak birkaç aydır eşi ile sorunlar yaşamaya başlamıştı. Aslında sorunlar hamilelik döneminde başlamıştı. Eşi her fırsatta eleştiren, sorunları büyüten alıngan bir hale gelmişti. Bunu hamilelik stresine bağlayıp çok fazla üstelememişti o zamanlar. Ama …

Devamını Oku »

Boşanmalıyım

Melike Hanım huzursuzca oturuyordu karşısında. Sanki bir suçluluk duygusu içinde yada her an kalkıp gitmesi gerekecekmiş gibi koltuğun ucuna ilişmişti. — Rahat oturun dedi aile danışmanı. — Ben rahatım böyle. — Geçen oturumda konuştuklarımızı düşündünüz mü? Hayatınızı olumsuz etkileyen, evliliğinizi çekilmez kılan şeyleri bulup listeleyecektiniz. — Evet düşündüm. O kadar çok ki liste yapamadım. Her şey olumsuz, her şey kötü. …

Devamını Oku »

Veznedarın Güven Sınavı

Küçük dayısı görüşmek istediğini belirterek telefon ettiğinde Şemseddin korktu. Bu adam yüzyüze görüşmek istiyorsa bu işin içinde bir bit yeniği vardı. Telefonla konuşmak istemediği bir konu olmalıydı. Babasının bundan rahatsız olacağını, haberi olursa izin vermeyeceğini biliyordu. Ama böyle sürekli kaçarak, yabancıymış gibi davranarak da nereye kadar devam edebilirdi. Sadece görüşmekten zarar gelmez diye düşündü. Uzun zamandır sadece yılda bir kez …

Devamını Oku »

Okula Gidince Nolcakki ki?

  Mahmut Hoca ne yapıp edip bu çocukların okuması gerektiğini biliyor ama bir türlü onların okula devam etmelerini sağlayamıyordu. Yetiştirme yurdunda kendisine emanet edilen oniki delikanlının sorumluluğunu omuzlarında hissediyor ama kesin bir çözüm de bir türlü bulamıyordu. Devlet bu çocukları “korumak” üzere buraya yerleştirmiş ama onları korumak ve topluma kazandırmakta başarısız olmuştu. Aile ve Sosyal Politkalar Bakanlığının bütün bürokratları, devasa …

Devamını Oku »